Archive for the ‘Metn’ category

Fener altı

Ocak 16, 2008

Siyah fonlu bir stüdyoda, Fon rengine boyalı bir fener gibi, Laciverte çalan mavinle boyuyorsun üşüyen bankın önündeki kar yığınını.Oturan sevgililer geceden etkilenip Birbirlerine sokulsunlar, Seni de ısıtsınlar diye.İlerleyen saatlerde bir genç, sigarasını geri verdikten sonra arkadaşına, “Sadece siyah-beyaz yok” diye öğüt veriyor. Gökkuşağını dans ettiriyorsun.

Reklamlar

Būsi Trečias

Nisan 9, 2007

resim-054.jpg
Būsi Trečias Litvanya da kötü şans belirten bir deyim.Bir çiftin yanında üçüncü olma durumunu tanımlıyo.Tek başına içmekten mutlu olmak için bi sebebe ihtiyacınız olduğunda hatırlayın:))

Çık

Mart 23, 2007

Bi keresinde rüyamda sürekli başım belaya giriyodu, sevdiklerimle ciddi anlamda tartışıyodum. Sonra yine rüyanın içinde “oh be rüyaymış” diye uyanıp, yeni bi güne başlıyodum. Gün ilerledikçe bakıyodum ki dejavu modunda rüyamı(kabusumu) yaşıyorum. Bu döngü üçüncüye geldiğinde artık gerçek anlamda uyanamadığımı anladım, ama bi faydası yoktu. Bi çok kereler daha aynı hevesle uyandım rüyamın içinde. Sabah gerçekten uyandığımda artık çabalıcak halim yoktu. O günden beri, aralar uzamakla beraber, hala aynı rüyayı mı görüyorum diye düşündüğüm oluyo zaman zaman. İyi rüyalar gördüğümüzde hep bi luzumsuz uyandırır en önemli yerinde, kabuslarda ise etrafta yardım edicek kimse yoktur.

Do you know how much?

Şubat 13, 2007

 

    Do you know how much?  

Dedi ama yüzüne bakmadım, neden bilmiyorum.“Valla bilemiyorum ama ödeyemiyeceğimizin farkındayım” demek geldi içimden ama şaşkınlığıma engel olamadım, sustum kaldım. Biradere bi süre sonra sorduğumda “O soruyu soran Türk müydü?” diye, uzun bi süre gülmekten kendini alamadı. 

Bir grup, babalarının malıymış gibi işine gelmeyen eleştiriler duyduklarında sık sık şu “Ya sev ya terk et!” saçmalığını ortaya sürer. Bi de şu oraya buraya yazılır çoğu zaman: “Bayrağı bayrak yapan üzerindeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır!”. Bu eğitimle yetiştirilenlerden biri bayrağı bir masumun kanına buladı, bilmem kaçıncı kez. Bu toprağı, kendisini ölümle korkutmaya çalışanlara karşı kullanacak tek silahı kalemi olan masum da terk etmedi, çünkü seviyordu. Şimdi bu vatan, bayrağı masum kanına bulayanın mı, yoksa uğrunda ölenin mi vatanı onu merak ediyorum. Eğer bir masumu öldüren tüm dünyayı öldürmüş kadar suçluysa bu bedeli katilin eline bayrak verip sırtını sıvazlayanlar ne şekilde ödemeyi düşünüyorlar? Ve terörle mücadele sırasında ölen vatanseverle, yüzüne karşı cesareti olmayan bir katil tarafından sırtından vurularak öldürülen vatanseveri karşılaştırmanın kime daha çok faydası, teröristlere mi? Seviyorsan da terk etmeli belki kim bilir, giden değil kalan bu durumda terk eden belki. 

 

Bu ülkede görüntü olarak birbirinden çok farklı bir çok etnik orijinden insan var, kimileri bundan rahatsız olsa da. O yüzden hiç kendimi aynaya baktığımda diğerlerinden daha yabancı hissetmedim. Hissettiğim yabancılık etnik temelli olmadı daha doğrusu. Soruya karşı şaşkınlığımın da nedeni buydu. Yolda satıcıların İngilizce konuşacağı kadar yabancılık hissi yüzüne vurmaya başladıysa insanın, özlemek mi daha pahalı yoksa katlanmak mı?  

    Do you know how much?