isim vermek lazım

Gönderildi Ekim 11, 2008 tarafından Danubsky
Kategoriler: Şiir

Ay küstüğünden beri, gündüze
Karardı sabah duruluğunda
Serçelerin yıkandığı nehirler
Taşsalar da temizleyemezler düzlükleri
Selle sürüklenen şu kütük gibi ruhun
Bu kadar düz olmasam da,
Tümden yuvarlansam diye umdun
Unuttun ormanı, toprağa düşüp doğrulduğun
Omuzlayıp birbirini,
Yüzüne esen kederle boğuştuğun.

Reklamlar

Ruh

Gönderildi Mayıs 20, 2008 tarafından Danubsky
Kategoriler: Beyan

Var olduğumuz andan itibaren,
Ruhumuzu soğurmaya başladık evrenden.
Paylaşmak şartı ile, sırası geldiğinde.

Bu yüzden o kadar çok sever, annesini insan.
Ve sarılmalı dostuna çekinmeden.
Bende senden, sende benden çok var bu yüzden.

Beklerken

Gönderildi Mayıs 13, 2008 tarafından Danubsky
Kategoriler: Şiir

Kaybolmuş Peygamber,
Cemaatinin peşinde,
Derviş rızasını almış,
Kurbanını boğazlamanın eşiğinde.
Bütün azizleri yakalamış biri,
Sevgilinin koynunda.
Taşımaktan yorulmuş güneşi
Omuzları üzerinde.
Ellerini yakarmış, cübbesini örtmüş.
Getirmiş yalnızlığı kışı.
Filizlenene dek dirilişi, baharın kanatlarında.

Bekle

Gönderildi Mart 26, 2008 tarafından Danubsky
Kategoriler: Şiir

Salınırken düşemezsin,
Güçlüyken hala köklerin.
Eğilemezsin, meyvelerini bırakmaya.
Taze hışırtısı saçlarının,
Dalgalanan salkımların.
Kurudun, düştün, saplandın.
Yeşerdin yine, gidemezsin.

Bekle ki rüzgar yine essin.

Birrey

Gönderildi Şubat 21, 2008 tarafından Danubsky
Kategoriler: Şiir

Alınlarına dayanmış bir silah gibi,
Sıyrılıveriyor insanlar,
Yanyana yürüdüklerinden.
Kokuyor ter, kutsal değil artık.
Tutamazsın, akıp gider ellerinden.
Bantlar halinde doğar güneşiniz.
Gölgelerinizden, yeryüzüne.

Ninni

Gönderildi Şubat 5, 2008 tarafından Danubsky
Kategoriler: Şiir

Duyuyor musun bak!
Orman üzerimi örtüyor.
Fidanların gürültüsü,
Koşuşturan çocuklar gibi.
Bedenim toprağa sızıyor.
Alınacak öc, sorulacak hesap yok.
Kaskatı kesilmişim, kanım akmıyor.
Çürüyecek taşlar da şimdi.
Karışınca rüzgarla toz toprağa,
Okşayınca bulutlar damlalarla.

Fener altı

Gönderildi Ocak 16, 2008 tarafından Danubsky
Kategoriler: Metn

Siyah fonlu bir stüdyoda, Fon rengine boyalı bir fener gibi, Laciverte çalan mavinle boyuyorsun üşüyen bankın önündeki kar yığınını.Oturan sevgililer geceden etkilenip Birbirlerine sokulsunlar, Seni de ısıtsınlar diye.İlerleyen saatlerde bir genç, sigarasını geri verdikten sonra arkadaşına, “Sadece siyah-beyaz yok” diye öğüt veriyor. Gökkuşağını dans ettiriyorsun.