Compañero
Seni göremiyorum, ama biliyorum buradasın. Hissediyorum. Buraya geldiğim andan beri. Keşke yüzünü görebilsem. Gözlerinin içine bakıp, burada olmanın ne kadar iyi olduğunu anlatabilsem. Bir şeylere dokunabilmek. Al, bak bu soğuk. İyi geliyor. Al sigara. Bir kahve al. Hele ikisi birlikte müthiş olur. Ya da çizmek. Kalemi alıyorsun ve kara bir çizgi çekiyorsun. Hafif bir tane daha yanına. İşte güzel bir çizgi. Ya da ellerin üşüyünce, onları ovalarsın. İşte böyle, çok iyi gelir. O kadar çok güzel şey var ki. Ama sen burada değilsin. Ben buradayım. Keşke burada olsaydın. Keşke benimle konuşabilseydin, çünkü ben bir dostum. Compañero?
(Der Himmel Über Berlin – Wim Wenders)
Mart 14, 2007 at 12:47 pm
Ondan sonra da okumuyon mu? Okusam ne olacak olm. Öyle ankarada iki entel mekana gittik diye bunlara kafamız basacak mı sanıyorsun.
Ayrıca kenara çekil.
Mart 14, 2007 at 12:52 pm
“yoksa vergilius musun sen, konuşunca ağzından ırmaklar çağlayan?”
)
keşke burada olsan yani içimde.ordan konuşsan..
(bu da bi alıntı içimizden, bir replik
Mart 15, 2007 at 10:35 am
Dileğin gerçek olmuş Pass, çağlamış işte içinden o replik:)
Skoer, ben senin takıldığın o bloglara neden takıldığını da biliyorum da neyse, entel mentel ööle artizlik yapma, bilmediğin bi beş vakit namaz ona da şeytan izin vermiyo:))
çEKildİm BUyrunUZ
Mart 15, 2007 at 8:57 pm
şööle bir ovalayım ben ellerimi önce de sonrasında bakarız icabına
şıpıdıns bıkımıns bıpıdıs..
Mart 15, 2007 at 9:02 pm
hem sonra bir tüydür melekler
söyledikleri ve hissettikleri uçar gider uöar gider uçaar gideer uçaaar gideeerrrr
Mart 19, 2007 at 8:14 am
ve o tüylerle fırçalarım kirpiklerimi her sabah
Nisan 19, 2007 at 2:12 am
topunuz topsunuz vesselam.
Nisan 19, 2007 at 8:09 pm
Kırıcı oluyosun, genelleme yapma öle:)